İsimleri Sevgi, Sabır ve Emek ile Özdeşleşen Değerli Öğretmenler,

      Gelişmekte olan bir ülkenin en önemli varlığı yetişmiş insan gücüdür. Bilim ve teknolojinin hızlı bir gelişme içinde olduğu günümüzde nitelikli, bilgili ve teknolojik gelişmeleri yakından takip eden, kendini sürekli yenileyen öğretmenler toplumumuzu ileriye taşıyacak olanlardır.

      Öğretim programları, öğrenci merkezli ve aktif öğrenmeyi sağlayacak şekilde yeniden yapılandırılmıştır. Fakat, verilecek eğitimin kalitesini belirleyecek en önemli etken öğretmenlerdir. Eğitimin toplumsal gelişmemize gerçek  katkısı, Öğretmenlerin  çağın gereklerine uygun olarak yeni roller üstlenebilecek biçimde yetiştirilmelerine bağlıdır. Bir  ülkede en iyi eğitim sistemi ve en yüce eğitim araçları bulunsa da, öğretmenler ve öğretmenlik mesleği yeterli  niteliğe ulaşmadıkça istenilen hedefe ulaşılması mümkün değildir. Çünkü öğretmen, eğitimin temel unsuru, eğitimin tamamlayıcısı ve uygulayıcısıdır. Geleceğin yetenekli kadrolarını yetiştirmek için çocuk ve gençlerimizin eğitimi güvenilir ve yetenekli ellere bırakılmalıdır. Bu eller Büyük Önder Atatürk’e göre; “İnsan topluluğunun en fedakâr ve saygıdeğer uzuvları olan öğretmenlerdir”.

      Öğretmenlik, özel alanda uzmanlık gerektiren, akademik çalışma ve  mesleksel formasyonla şekillenen profesyonel bir meslektir. Her zaman daha iyiyi, daha yeniyi ve daha fazlasını öğretmek amacıyla canla başla mücadeleyi kendilerine ilke edinmiş bu mesleğin sahipleri, her türlü bilgi ve birikimle donanmış olsalar bile, esas kaynaklarını önce kendi gönüllerindeki coşku, fedakârlık, sevgi ve hoşgörüden alırken, bunlara her zaman milli ve manevi duygularını katık eylemişler, tarihimizin altın sayfalarında yerini alan en büyük öğretmenleri de yüksek vefa duygularıyla belleklerinde saklamışlar, onların izinde giderek yetiştirdikleri nesillere de öğretegelmişlerdir.

      24 Kasım, Cumhuriyetimizin kurucusu Büyük Önder Atatürk’ün Millet Mektepleri Başöğretmenliğini kabul ettikleri tarihtir. Bu bakımdan 24 Kasım, Atatürk’ün doğumunun 100. yıldönümü olan 1981 yılından bu yana “Öğretmenler Günü” olarak kutlanmaktadır. Öğretmenliği sadece bir meslek değil bir ülkü olarak gören Başöğretmen Atatürk, kendi kişiliğini öğretmenlik ile özdeşleştirmiştir. Kurtuluş Mücadelesindeki başarıların ve bu başarıların kalıcılığının en büyük nedeni Atatürk’ün “Öğretmen” kişiliğinde saklıdır. Gerçekleşen inkılaplar sabır, kararlılık ve yılmaz bir inancın ve milletini çok iyi tanıyan, bilgili, güven veren, öğreten, yol gösteren bir eğitimcinin eseridir.

      Değerli Öğretmenler,

      Cumhuriyet Öğretmeni, Atatürk’ün çizdiği çağdaş uygarlık yolunda,  dün olduğu gibi, bu gün de daha büyük azim ve kararlılıkla yürümeye devam etmektedir. Başöğretmen Atatürk, cumhuriyetin yetiştirdiği öğretmenlerden “feyz meşalelerinin temsilcileri” diye bahsederek; “İsterdim ki çocuk olayım, genç olayım, sizin nur saçan sınıflarınızda bulunayım. Sizden feyz alayım.”sözlerinden sonra hangi söz bunun anlamını ifade etmeye yetebilir ki. Bunun anlamı ancak sizin engin duygularla, yaşayarak anlamlandırdığınız  gönüllerinizdedir.

      İstanbul’un fethinden sonra, büyük çoşku ve çiçeklerle karşılanan  Fatih Sultan Mehmet  kendisine verilen çiçekleri önde olan hocası Akşemseddin’i göstererek  İstanbul’un gerçek fatihinin hocası olduğunu ve çiçekleri kendisine verilmesini ister. Mısır seferinden dönerken atının ayağından sıçrayan çamur Yavuz Sultan Selim’in kaftanını kirletir . Hocasının telaşlandığını gören Yavuz Sultan Selim ‘Bir alimin atının ayağından sıçrayan çamur bizim için şereftir.” Sözleri bilimin ve öğretmenin toplumda ne kadar önemli olduğunu kanıtlamaktadır. Eğitimi insana kazandıran , insanın kaabiliyet ve yeteneklerini geliştiren, tarihe yön veren şahsiyetleri yetiştiren de öğretmendir . 

      Öğretmenler, taşlara şekil vermedeki ustalığı ile insanlığın hayranlığını kazanan ve ölümsüz eserler kazandıran “taşların şairi” ünvanıyla anılan  Mimar Sinan misali, Türkçe'yi dünyaya tanıtan, eşsiz ifade ve mânâ kabiliyetiyle gönüllere taht kuran Yunus misali, milletlerin ruh ve karakterini şekillendirmede en etkin rolü üstlenen, “bütün bir toplum onların eseridir” denilebilecek önemde, her çağa ve her ortama cevap verebilecek şekilde yetiştirilen, geleceğimizi hazırlayanlardır.

      İİnsanlığı sevmeyi, vatan ve millete muhabbeti, bilimin aydınlığında yürümeyi kendine şiar edinmiş Değerli Öğretmenler,

      Sizler Büyük Önder’in ifadesiyle;“Kendiniz için değil, bağlı bulunduğunuz ulus için elbirliği ile çalışıyorsunuz. Çalışmaların en yükseği budur.” Yıllar sonra bile ödülünü  alacağımız bir mesleğin mensubu olmanın onur ve sorumluluğuyla, sizlerin ve tüm Milli Eğitim camiasının gününü kutlar, başarı ve esenlikler dilerim.

Mahmut ZENGİN
Milli Eğitim Müdürü